Fed’den Faiz İndirimi Kararı: Powell, Kesin Olmadığını Belirtti
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), Çarşamba günü politika faizini 25 baz puan indirerek %3,75–4,00 aralığına çekti. Ancak Başkan Jerome Powell, yeni bir faiz indiriminin yıl bitmeden “kesin olmadığını” belirterek şahin bir ton benimsedi.
Powell’ın Mesajı: Fed Oto-Pilotta Değil
Powell, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, Aralık ayında alınacak faiz indirimi kararının kesin olmadığının altını çizdi. Kararın önceden belirlenmediğini vurgulayan Powell, Fed’in oto-pilot modunda olmadığını açıkça ifade etti.
Fed’in faiz indirme kararı, istihdam piyasasındaki zayıflama işaretleri ve para piyasalarındaki likidite sıkışıklığı sebebiyle bilanço küçültme sürecinin durdurulması ile eş zamanlı olarak geldi. Ancak, faiz indirimi kararı FOMC içinde bazı itirazlara neden oldu ve Aralık toplantısında izlenecek yol konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Powell’ın açıklamaları öncesinde piyasalar, Aralık ayında faiz indirimi olasılığını %87 olarak fiyatlıyordu. Ancak Powell’ın açıklamaları sonrasında bu ihtimal %74’e geriledi.
Benim Kişisel Görüşüm ve Katıldığım Yorumlar
FT’e konuşan TS Lombard ekonomisti Dario Perkins’ten gelen yorumlara katılıyorum. Bloomberg Editörler Kurulu’nun görüşüne de benim katıldığımı belirtmek isterim: Fed aslında faiz indirimi yapmamalıydı.
Bloomberg Yazı İşleri Heyeti de Fed’e, ekonomideki belirsizlikler devam ederken faiz indirimi yapmaması çağrısında bulundu. Çekirdek tüketici enflasyonunun hedefin üzerinde seyretmesi ve işgücü piyasasının istikrarlı olması, faiz indiriminin gerekliliğini sorgulatıyor.
Tarife Enflasyonu ve Nötr Faiz Tartışması
Trump yönetiminin ithalat vergileri ve olası tarife enflasyonu konusundaki belirsizlikler, enflasyon görünümünü etkileyebilir. Eğer federal hükümet açılırsa, Aralık FOMC toplantısında nötr faiz seviyesi tartışılacak. Powell, mevcut faiz oranının hâlâ enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirtirken, tarife artışlarının geçici bir enflasyon artışına yol açabileceğini vurguladı.
Benim değerlendirmeme göre, politika faizi nötr seviyeye yaklaşmış durumda ve küresel ekonomideki belirsizlikler dikkate alındığında dikkatli hareket etmek gerekebilir. Ekonomik büyüme beklentileri ve parasal genişleme konusundaki farklılıklar, küresel finansal koşulların sıkılaşmasına neden olabilir.
Piyasa Tepkisi ve Küresel Görünüm
Hisse senedi piyasasının Powell’ın açıklamalarına kayıtsız kalması, piyasalarda oluşabilecek balon evresine işaret edebilir. Altın fiyatları üzerindeki etkiler ve döviz piyasalarındaki hareketler, küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.
IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların 2026 ekonomik büyüme ve parasal genişleme tahminleri, küresel ölçekte ekonomik hareketliliğin nasıl şekillenebileceğini gösteriyor. Merkez bankalarının aldığı kararlar ve ekonomik göstergeler, küresel piyasalarda dalgalanmalara sebep olabilir.
Eğer ABD’de enflasyon artarsa ve istihdam piyasasındaki durum kötüleşirse, Fed’in faiz indirmesi gerekebilir. Ancak aşırı gevşeme durumunda ücret enflasyonu gibi risklerin artabileceği unutulmamalıdır. Yapay Zeka’nın kullanılması ve fakirlik nedeniyle Zeka Kıtlığı durumunda, ekonomik kararların doğru ve dengeli bir şekilde alınması önemlidir.